|
Prof. Dr. Ata Atun
|
|
05 March 2010, Friday |
Rum tarafı yavaş yavaş oyun bozanlıkla ve Kıbrıs konusunu çıkmaza doğru sürükleyen taraf olmakla suçlanmaya başladı. Bu nedenle de gerçekte müzakereleri sürdürmek istemeyen Hristofyas’ın, bu imajdan kurtuluş yolu olarak görüşmeleri sabote etmek ve bunu da Kıbrıslı Türklerin sırtına yüklemek için her yolu deneyeceği artık gün gibi aşikâr. Bu doğrultuda da Rum tarafındaki politik yaşamda ilginç adımlar atılmaya ve daha evvel yaşanmamış olaylar yer almaya başladı. |
|
Devamini oku...
|
|
Nezihi Beyaz
|
|
04 March 2010, Thursday |
Dün oynanan Kupa maçlarından Gönyeli-MTG maçını izlemek üzere Gönyeliye gitmeye karar vermiştim. Maçta önce facebook’tan arayan Düzkaya Antrenörü Hasan Topaloğlu “Abi gelecek misin?” diye sordu, ben de ona soru ile cevap verdim; “Geleyim mi?” diye. “Gel, elemek için ne gerekiyorsa yapacağız” diyince, “Peki, geliyorum” dedim ve Düzkaya-K. Kaymaklı karşılaşmasına gittim. Daha önce eledikleri DTB maçı öncesi de bu kadar iddialı olan Hasan, K. Kaymaklı maçı öncesi de benzer iddiasını yansıttı. Oysa, İkinci Lig şampiyonluğu bir kazaya kurban gitmesin diye Kupa’da genç takımla oynamayı düşünen Hasan Topaloğlu, futbolcuları tepki gösterince Kupa’yı da ciddiye aldı ve gördüğünüz gibi, 1. Lig’de şampiyonluğa oynayan DTB’nden sonra, dün de aynı iddiayı sürdüren K. Kaymaklı’yı yenerek yarı finale adını yazdırdı. *** |
|
Devamini oku...
|
|
Esref Çetinel
|
|
04 March 2010, Thursday |
Abdülhamit dönemi “aydınlar” bir yandan şiirleri makaleleriyle istibdada karşı leblebi çiğner ateş püskürürler, öte yandan ne zaman paraya sıkışsalar “şevketlûm devletlûm” diyerek padişahtan ianei’i himmette bulunmasını isterlerdi.. “İbretname” adlı kitapta, bizim şimdilerde “vatan millet için ne büyük fedakârlıklarla mücadeleler yaptılar” deyip şiir ve yazılarını okuduğumuz “aydınların” padişahtan nasıl yardım istediklerinin mektupları vardır. Büyük vatan şairi dediğimiz Namık Kemal da onlardan birisidir… |
|
Devamini oku...
|
|
Olmayacak İşler Demeyin Olur |
|
Ezcan Özsoy
|
|
03 March 2010, Wednesday |
Yazıyorum Güzelyurt çemberine çamur heykel yarışması, Mesarya denizinde yüzdürülecek kayık römorkör, Lefkoşa'da gondol taksi, Girnede yüzer gemi oteller, Mağusada ülke kanalizasyonu atık değerlendirme tesisi... İhaleleri Valahi billahi KKTC'de açılacaktır... Saygın ve daha önce çamura bulaşmamış firmalardan teklif alınacaktır... |
|
Devamini oku...
|
|
BEREKETİ FELAKETE DÖNDÜRENLER. |
|
Özer Raif
|
|
03 March 2010, Wednesday |
Bir TV kanalında, ‘Ben’, diyordu ununu eleyip eleğini asmış bir muhtarımız, ’derenin ne olduğunu ben çok iyi bilirim, bu inşaatlar başlamadan gidip ilgili makamları uyardım, ama beni dinleyen olmadı. İşte gördüğünüz gibi bereketi felaklete çevirmeye başardılar. ‘Dere yataklarını beton duvarla kesmeye başladıklarında olayı Kaymakama bildirdim, bana, yapanları dava etmemi salık verdi, ama benim dava açmak yetkim yok ki!. İşte netice apaçık meydanda’ diyordu Girne kazasındaki bir belediye reisi. ‘Bağırdık çağırdık ama bizi duyan olmadı. Adamlar torpilli, gelip derenin önünü kesip villalarını yapmışlar, işte çoluk çocuğumuz ve bir kaç parça eşyamız ile sokaklarda suyun, çamurun içinde rezil olduk. Bakın göresiniz şimdi seçim var diye gelip gidiyorlar ama gene hiç birşey olmaycak. Bir sonraki selde gene böyle rezil olacayık’ diyerek içini döküyordu Göçmenköylü bir gariban. |
|
Devamini oku...
|
|
Talat'ın yanlış müzakere stratejisi ve varılan çıkmaz yol!. |
|
Salih Mehmet Ersoy
|
|
03 March 2010, Wednesday |
|
Kıbrıs Türk halkının haklarını korumayı amaç edinen kim olursa olsun, ya kendi dünya görüşünü ve eğer yeterli değilse, masa başında hata yapmamak için konuyu uzmanlarla konuşmak, fikir teatisinde bulunmak, ancak her şeyden önemlisi, halkın korumayı göze aldığınız haklarını yeterince korumak için halkın inandığı davaya sizin de gerçekten inanmanız şarttır. Bu inancı taşımayan kişi kim olursa olsun, masa başında Kıbrıs Türk halkının haklarını koruması asla mümkün değildir. |
|
Devamini oku...
|
|
Dere yatağının dibine vurduk bir daha... |
|
Hasan Kahvecioglu
|
|
02 March 2010, Tuesday |
-Evet sevgili seyirciler... Bütün ekipler canla başla çalışıyorlar. Bakanlarımız da duruma müdahale ediyorlar. Tabii bu bir doğal afet... Kimseyi suçlayamayız... Her şey kontrol altında... Az önce aldığımız bir habere göre Gönyeli barajı taşmak üzere... Belediye Başkanımız da az önce olay yerine gitti... Onunla bir telefon bağlantımız olacak... -Evet Sayın Başkan, olay yerindesiniz... Gönyeli’de durum nasıl? Kusura bakmayın efendim, Gönyeli Belediye Başkanı bizim partiden olmadığı için onunla konuşamıyoruz, bu nedenle sizi aradık. -Evet, partinin ilçe Başkanı ile buraya geldik... Başbakan da gelecek az sonra... |
|
Devamini oku...
|
|
ALTAN: "GÜZELYURT'TAN SONRA DERE YATAĞINA İNŞAAT YAPMAK İÇİN PROJE GETİRDİLER" |
|
CEM KAR
|
|
02 March 2010, Tuesday |
|
Programa telefon ile bağlanan Çevre Koruma Dairesi Müdürü Hülya Altan“Güzelyurt’tan sonra dere yatağına inşaat yapmak için proje getirdiler” dedi… Yaşanılan sel felaketi ile ilgili gelişmeler Öğlen Ajansı programında Cem Kar ile değerlendirildi. Programa telefonla bağlanan yetkililer sel felaketi ile ilgili olarak “Nerede yanlış yapıldı? Ve bundan sonrası ne olacak” sorularının yanıtlarını vermeye çalıştı. |
|
Devamini oku...
|
|
Özcan Özcanhan
|
|
01 March 2010, Monday |
İnanılmaz boyutta bir sel felaketi daha yaşadık. Zarar tesbit çalışmaları başlamış. Güzel de, bu zarar ziyanı kim , hangi paraları ile karşılayacak? Çok değil, bir ay kadar önceki Güzelyurt sel felaketinin yaraları sarılması için kollar sıvanmış. Türkiye bir milyar göndermiş. Yeter mi? Yetmez. Daha da göndersin ha!! Şimdi de Girne ve Lefkoşa sel felaketi için tekrardan milyarlar göndersin. Gönder Türkiyem, gönder!!!. Hiç durmadan ,aksatmadan gönder. Çünkü, bak, Ankaradan para gecikmiş, kamu görevlileri gününde maaşlarını alamamış. Alamazlar ya!! Binlerce ,fazladan kamu görevlisi tayin edersen, Bakanlar seçersen maaşlarını da ödeyebilrmisin diye düşünmek yok mu? Onlarca müsteşar, müdür, müşavir senin neyine? Bir Bayraktarın bu ülkemizi ve halkımızı idare ettiği günleri hatırla. Herkesin 30 liraya, 8 liraya, bir somun ekmeğe, bir avuç bulgura, bir rengaya, bir avuç şekere, prince selam durduğu günleri unutma. |
|
Devamini oku...
|
|
2003 den bir yaprak Benim için ağlama memleketim |
|
Hilmi Refik
|
|
28 February 2010, Sunday |
Evet şu anda dünya bir kere daha beni köşeye sıkıştırdı. Herşey aleyhime ve dünyada yalnızım. Üç ay içerisinde cellad gelecek ve sandalyeme vuracak . Tüm tanıklarım aleyhime halimi anama bile anlatamıyorum . Ben masumum . Ben masumum Ben insan gibi yaşamak için mücadele ettim Çocuklarım benim yaşadığımı görmesin el alemin kapısında uşak olmasın diye mücadele verdim onları okuttum onlar aç kalmasın diye herşeyimi verdim ve ben devlet kurdum |
|
Devamini oku...
|
|
Herkes Uzaya Ayak Basarken, Biz Yeniden Ülke mi Keşfediyoruz? |
|
Deniz Gurgoze
|
|
28 February 2010, Sunday |
Yağmayan yağmurlara nispet olsun diye gökyüzünden boşalırcasına 3 gündür yağan yağmurlar KKTC’yi felç etti etmesinde de birçok soru işaretini de akıllara koyarak izini bıraktı. KKTC’nin en önemli ve en can alıcı noktası olan Devlet Hastanesi’nin vahim ve içler acısı durumu çok soru işaretlerine gebe artık… Peki, bu durumdan kim sorumlu? Ahmet Kaşif mi? Hayır tabii ki. Bu durumdan tek kişi sorumlu değildir. Bu durum ‘balık baştan kokar’ hesabıdır. Şimdi bu durumdan kim sorumlu olduğu ya da olmadığı değil sonuç olarak baktığımızda 7 kişinin ölümle sırf bu yüzden karşılaşmasıdır. Hatta bırakın yedi kişiyi hastanenin bazı bölümleri kullanılmaz durumdadır. Cihazlar da dâhil olmak üzere hastane vahim durumdadır. Ölen insanların ailelerinin acısı da cabası. |
|
Devamini oku...
|
|
Tamer Öncül
|
|
26 February 2010, Friday |
Yazının başlığı, Oya Baydar’ın son kitabının ismidir… Eylül 2009’da, CAN Yayınları tarafından basılan “Çöplüğün Generali” isimli kitabın arka kapak yazısında şunlar yazar: “Oya Baydar’ın yeni romanı Çöplüğün Generali, hayali bir ülkede geçiyor. Okurumuza bir hayli tanıdık gelecek bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum giderek bir yazarın dikkatini çeker ve yazar bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır. Bundan sonrası, Çöplüğün Generali’nin sayfalarında.” Perşembe gününe kadar kitabı neredeyse yarılamıştım… |
|
Devamini oku...
|
|
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca'nın Açıklaması |
|
Basın Bildirileri
|
|
16 February 2010, Tuesday |
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca: “Müzakerelere devam” Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla başlatılan müzakerelerin yoğunlaştırılmış, tam gün şeklinde devam edeceğini söyledi. Türk tarafı’nın müzakere sürecinde kararlı ama esnek bir tutum sergilemekten yana olduğunu kaydeden Erçakıca, bu tutum karşısında davranış şeklini ayarlayamayan Rum tarafının ise süreci oldukça yavaş tempoda götürmeye çalıştığını belirtti. |
|
Devamini oku...
|
|
KİMİ SEVİYORUZ ÜLKEMİZİ Mİ ÇIKARINIZI MI ? |
|
Selma Bolayır
|
|
14 February 2010, Sunday |
Peygamberimiz efendimiz, Sallalâhû Aleyhî Vesellem.. Sanırım, Sallalâhû Aleyhî Vesellem, peygamber adı her geçtiğinde onu selamlamak ve yüceltmek için kullanılan bir ifade.. Bildiğimden değil ama ... Küçükken ezberimde kalan Arapça dualara benzer .... Peygamber sözcüğünün ardından gelen bir tekerleme gibi anımsıyorum ... Konuştuğumuz dilde yakarsak.. Seslensek, tövbe etsek... Özür dilemesini bilsek... |
|
Devamini oku...
|
|
Ülker Fahri
|
|
18 September 2009, Friday |
IMF’in ne olduğunu, neden kurulduğunu ve nasıl çalıştığını bilmeyenlerin, Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın “Türkiye bizim IMF’imizdir” açıklamasının ne ifade ettiğini anlamalarını bekleyemezsiniz. Anlamamaları bir yana, kalkıp Tc Başbakanı’na iletilmek üzere, Lefkoşa Büyükelçisi’ne bir de “Şikayet Mektubu” verilirse, kendi kendinizi ele vermiş olursunuz. “Az gelişmiş” veya “ekonomik sıkıntıya” girmiş ülkelere, düze çıkabilmeleri için, “uygulanması zorunlu” ve “kendi uzmanları tarafından “denetlenen” bir “ekonomik program”la birlikte, “parasal destek” sağlayan uluslar arası bir kuruluş olan IMF felsefesi ile baktığımızda.... |
|
Devamini oku...
|
|