|
OSMANLI KİRALADIYDI SEN SATIVER PAPANDREU |
|
Özcan Özcanhan
|
|
07 March 2010, Sunday |
Yunanistan iflas etti. Papandreu hükümetinin kapı kapı dolaşıp yardım dilenmesi de yaramadı. Ülke felç oldu, Yunan halkı bunalıma girdi. Korkunç bir girdap içinde dönüp duruyor. Kurtulmak ve halkını kurtarmak için Başbakan Papandreu can kurtaran simidi arıyor. Ama, yardım eden değil, akıl veren çok. Yardım verme niyetinde olanlar da Yunanistana güvenmiyor, çok ağır şartlar da koyuyor yapması muhtemel birkaç kuruşluk yardıma. Akıl verenler, ekonomik çıkmazdan kurtulma yolu gösterenler de akla hayale gelmeyen ve Yunan milletini küçük düşüren, aşağılayan önerilerde bulunuyorlar. Fakat, en ızdırap vericisi Avrupa Birliğinden, Almanyadan ve Yunanistanın yakını zannedilen dostlarından geldi. |
|
Devamini oku...
|
|
Prof. Dr. Ata Atun
|
|
05 March 2010, Friday |
Rum tarafı yavaş yavaş oyun bozanlıkla ve Kıbrıs konusunu çıkmaza doğru sürükleyen taraf olmakla suçlanmaya başladı. Bu nedenle de gerçekte müzakereleri sürdürmek istemeyen Hristofyas’ın, bu imajdan kurtuluş yolu olarak görüşmeleri sabote etmek ve bunu da Kıbrıslı Türklerin sırtına yüklemek için her yolu deneyeceği artık gün gibi aşikâr. Bu doğrultuda da Rum tarafındaki politik yaşamda ilginç adımlar atılmaya ve daha evvel yaşanmamış olaylar yer almaya başladı. |
|
Devamini oku...
|
|
AYH HALKIMIZI UMUT ORMANI'NA FİDAN DİKMEYE ÇAĞIRIYOR |
|
Deniz Gurgoze
|
|
05 March 2010, Friday |
Aydınlık Yarınlar Hareketi 7 mart pazar gün saat 10.00'da Mağusa'da Bedis Piknik alanında ağaçlandırma faaliyeti gerçekleştirecektir.. Doğduğumuz andan itibaren yaşantımızın doğaya verdiği tahribatın ve kirlenmenin, ihtiyaçlarımız doğrultusunda sebep olduğumuz bozulmanın telafisi için uğraş vermek insanlık vazifesidir. |
|
Devamini oku...
|
|
Tamer Öncül
|
|
05 March 2010, Friday |
Dün Sarayönü’nde görülmemiş bir kalabalık vardı… Koyu gözlüklerini takınmış, telaşlı insanlar koşuşturup duruyordu. Köşe başlarında, binaların balkonlarında ve damlarında irili ufaklı teleskoplar; çatılara kadar taşmış insanlar; dünyanın dört bir yanından gelmiş bilim adamları, astrologlar, TV ekipleri, diplomatlar…Görülmemiş bir keşmekeş… “Bu tablonun tek açıklaması var” dedim kendi kendime; olsa olsa son Amerikan planı görüşülüyordur Saray Otel’de… İyi de, niye Silahtar’da ya da Ledra Palas’ta değil… Sonra bu kara gözlükler, bu teleskoplar, dürbünler niye… Hele bu devasa “sarkaç”… |
|
Devamini oku...
|
|
YİNE HALKI KANDIRMA YARIŞINA ÇIKTILAR |
|
Esref Çetinel
|
|
05 March 2010, Friday |
Otuz beş yıldır birbirimizi “kandırmak” üzerine politika yapıyoruz. Gelip giden siyasi iktidar kadroları vaatleri, sendikalar hakları, ticaret erbabı iflasları, tarım kesimi kuraklıkları, esnaf zanaatkârlar batışlarını falan söyleyerek… Siyasi çözümü de Ankara ile olagelen ilişkileri de hep bu aldatmacalarla yutturmacılara bağladılar… Ne var ki 2004’den bu yanadır AKP’li Erdoğan iktidarı karşısında başlarındaki takke düştü, kelleri göründü. “Siyaset sahtekârlığı” yaparak geçirilen yıllar tutun ki “Ankara”dan döndü.. Bugün o dönüşün gidişi yaşanmaktadır. Nitekim otuz beş yıldır memleketti “yönetiyorum” diyenler yüzlerindeki maskelerini sıyırıp “gerçekte biz ancak bu kadarız” itirafında Ankara’nın yollarına düşüyorlar, saygılarını sunarak aldıkları talimatla Lefkoşa payitahtına dönüp… Hayır hâlâ doğruyu söylemiyorlar. Ki söylenecek doğru, “sizi biz değil, Ankara yönetmektedir” olmalıdır. |
|
Devamini oku...
|
|
Yalnızca siyasal olarak değil, teknik olarak da yokuz... |
|
Hasan Kahvecioglu
|
|
05 March 2010, Friday |
Dünyada “Toplumsal” olarak var olmanın, elbette koşulları vardır... Dağlara dünyanın en büyük bayrağını dikmek, barikatlarda “vize” talep etmek, makam arabaları, dev anıtlar, fanatik nutuklar, hamaset ve askeri törenler ne yazıktır ki toplumsal var oluşun “yeterli” kriterleri değil... Siyaset kurumunun hiçbir “öngörü” üretemediği, burnunun dibini bile göremediği, geleceğe dair hiçbir projeyi yaşama geçiremediği bir “entite” olsa olsa dünyada ancak bir “kalabalık” muamelesi görür... Üstelik her geçen gün azalan ve bir futbol stadyumuna sığdırılabilecek boyuta gelen bir “kalabalık”... |
|
Devamini oku...
|
|
Talat'ın yanlış müzakere stratejisi ve varılan çıkmaz yol! |
|
Salih Mehmet Ersoy
|
|
05 March 2010, Friday |
|
Kıbrıs Türk halkının haklarını korumayı amaç edinen kim olursa olsun, ya kendi dünya görüşünü ve eğer yeterli değilse, masa başında hata yapmamak için konuyu uzmanlarla konuşmak, fikir teatisinde bulunmak, ancak her şeyden önemlisi, halkın korumayı göze aldığınız haklarını yeterince korumak için halkın inandığı davaya sizin de gerçekten inanmanız şarttır. Bu inancı taşımayan kişi kim olursa olsun, masa başında Kıbrıs Türk halkının haklarını koruması asla mümkün değildir. |
|
Devamini oku...
|
|
Nezihi Beyaz
|
|
04 March 2010, Thursday |
Dün oynanan Kupa maçlarından Gönyeli-MTG maçını izlemek üzere Gönyeliye gitmeye karar vermiştim. Maçta önce facebook’tan arayan Düzkaya Antrenörü Hasan Topaloğlu “Abi gelecek misin?” diye sordu, ben de ona soru ile cevap verdim; “Geleyim mi?” diye. “Gel, elemek için ne gerekiyorsa yapacağız” diyince, “Peki, geliyorum” dedim ve Düzkaya-K. Kaymaklı karşılaşmasına gittim. Daha önce eledikleri DTB maçı öncesi de bu kadar iddialı olan Hasan, K. Kaymaklı maçı öncesi de benzer iddiasını yansıttı. Oysa, İkinci Lig şampiyonluğu bir kazaya kurban gitmesin diye Kupa’da genç takımla oynamayı düşünen Hasan Topaloğlu, futbolcuları tepki gösterince Kupa’yı da ciddiye aldı ve gördüğünüz gibi, 1. Lig’de şampiyonluğa oynayan DTB’nden sonra, dün de aynı iddiayı sürdüren K. Kaymaklı’yı yenerek yarı finale adını yazdırdı. *** |
|
Devamini oku...
|
|
Kayalp: "SUÇLU YÖNETİCİLERDİR" |
|
CEM KAR
|
|
04 March 2010, Thursday |
|
Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın konuğu olan Gazimağusa Belediye başkanı Oktay Kayalp, yaşanılan sel felaketi neticesinde suçluların aranıldığı bu günlerde suçluların kim ya da kimler olabileceği sorusuna yanıt verdi. Kayalp; “Suçlu yöneticilerdir” diyerek siyasette popülizmin ön plana çıkmasıyla beraber bazı deformasyonların olduğuna ve bunun da kuralların çiğnenmesine sebep olduğunu dile getirdi. Kayalp; “ Popülizm yapmaya kalkarsanız insanların talebi ile ilgili bir sınır yoktur. Dolayısıyla kuralları çiğnemiş olursunuz. Bu da sizin başınızı ağrıtır. Bir vatandaş gelip ben dere yatağına ev yapacağım şunu tanıyorum, bunu tanıyorum. Şu kadar oyum var işimi hallet der ve yardımcı olursanız dere gelir taşar hem onu hem de beraberinde birçok masum insanın evini, arabasını alır götürür. |
|
Devamini oku...
|
|
Olmayacak İşler Demeyin Olur |
|
Ezcan Özsoy
|
|
03 March 2010, Wednesday |
Yazıyorum Güzelyurt çemberine çamur heykel yarışması, Mesarya denizinde yüzdürülecek kayık römorkör, Lefkoşa'da gondol taksi, Girnede yüzer gemi oteller, Mağusada ülke kanalizasyonu atık değerlendirme tesisi... İhaleleri Valahi billahi KKTC'de açılacaktır... Saygın ve daha önce çamura bulaşmamış firmalardan teklif alınacaktır... |
|
Devamini oku...
|
|
BEREKETİ FELAKETE DÖNDÜRENLER. |
|
Özer Raif
|
|
03 March 2010, Wednesday |
Bir TV kanalında, ‘Ben’, diyordu ununu eleyip eleğini asmış bir muhtarımız, ’derenin ne olduğunu ben çok iyi bilirim, bu inşaatlar başlamadan gidip ilgili makamları uyardım, ama beni dinleyen olmadı. İşte gördüğünüz gibi bereketi felaklete çevirmeye başardılar. ‘Dere yataklarını beton duvarla kesmeye başladıklarında olayı Kaymakama bildirdim, bana, yapanları dava etmemi salık verdi, ama benim dava açmak yetkim yok ki!. İşte netice apaçık meydanda’ diyordu Girne kazasındaki bir belediye reisi. ‘Bağırdık çağırdık ama bizi duyan olmadı. Adamlar torpilli, gelip derenin önünü kesip villalarını yapmışlar, işte çoluk çocuğumuz ve bir kaç parça eşyamız ile sokaklarda suyun, çamurun içinde rezil olduk. Bakın göresiniz şimdi seçim var diye gelip gidiyorlar ama gene hiç birşey olmaycak. Bir sonraki selde gene böyle rezil olacayık’ diyerek içini döküyordu Göçmenköylü bir gariban. |
|
Devamini oku...
|
|
2003 den bir yaprak Benim için ağlama memleketim |
|
Hilmi Refik
|
|
28 February 2010, Sunday |
Evet şu anda dünya bir kere daha beni köşeye sıkıştırdı. Herşey aleyhime ve dünyada yalnızım. Üç ay içerisinde cellad gelecek ve sandalyeme vuracak . Tüm tanıklarım aleyhime halimi anama bile anlatamıyorum . Ben masumum . Ben masumum Ben insan gibi yaşamak için mücadele ettim Çocuklarım benim yaşadığımı görmesin el alemin kapısında uşak olmasın diye mücadele verdim onları okuttum onlar aç kalmasın diye herşeyimi verdim ve ben devlet kurdum |
|
Devamini oku...
|
|
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca'nın Açıklaması |
|
Basın Bildirileri
|
|
16 February 2010, Tuesday |
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca: “Müzakerelere devam” Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla başlatılan müzakerelerin yoğunlaştırılmış, tam gün şeklinde devam edeceğini söyledi. Türk tarafı’nın müzakere sürecinde kararlı ama esnek bir tutum sergilemekten yana olduğunu kaydeden Erçakıca, bu tutum karşısında davranış şeklini ayarlayamayan Rum tarafının ise süreci oldukça yavaş tempoda götürmeye çalıştığını belirtti. |
|
Devamini oku...
|
|
KİMİ SEVİYORUZ ÜLKEMİZİ Mİ ÇIKARINIZI MI ? |
|
Selma Bolayır
|
|
14 February 2010, Sunday |
Peygamberimiz efendimiz, Sallalâhû Aleyhî Vesellem.. Sanırım, Sallalâhû Aleyhî Vesellem, peygamber adı her geçtiğinde onu selamlamak ve yüceltmek için kullanılan bir ifade.. Bildiğimden değil ama ... Küçükken ezberimde kalan Arapça dualara benzer .... Peygamber sözcüğünün ardından gelen bir tekerleme gibi anımsıyorum ... Konuştuğumuz dilde yakarsak.. Seslensek, tövbe etsek... Özür dilemesini bilsek... |
|
Devamini oku...
|
|
Ülker Fahri
|
|
18 September 2009, Friday |
IMF’in ne olduğunu, neden kurulduğunu ve nasıl çalıştığını bilmeyenlerin, Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın “Türkiye bizim IMF’imizdir” açıklamasının ne ifade ettiğini anlamalarını bekleyemezsiniz. Anlamamaları bir yana, kalkıp Tc Başbakanı’na iletilmek üzere, Lefkoşa Büyükelçisi’ne bir de “Şikayet Mektubu” verilirse, kendi kendinizi ele vermiş olursunuz. “Az gelişmiş” veya “ekonomik sıkıntıya” girmiş ülkelere, düze çıkabilmeleri için, “uygulanması zorunlu” ve “kendi uzmanları tarafından “denetlenen” bir “ekonomik program”la birlikte, “parasal destek” sağlayan uluslar arası bir kuruluş olan IMF felsefesi ile baktığımızda.... |
|
Devamini oku...
|
|