| ET VURGUNU! |
|
|
| Yazar Ozer Raif | |
| 27 July 2010, Tuesday | |
|
Gazete manşetlerine göre hayvancılık ve et sektörü perişan! Hayvancılar, ‘tükendik!’ diye feryad ederlerken, kasaplar da ‘elektirik paramızı bile ödemekten aciziz!’diye timsah gözyaşları döküyorlar. Ciğer ve kelleri attıkları için zarardaymışlar!. Mendil verin, gözlerim yaşardı. Beklenmedik bir anda, lokantacılar birliği de bu koroya katılarak ‘et fiyatları fahiş, müşterilerimiz Güneydeki lokantalara kaydı, bittik, mahvolduk’ diyerekten bastılar yaygarayı. Et fiatları yükselmeden de, müşteriler, bir çok lokantadan kaç parayla çıkacağını bilmiyorlardı. Restorancılar ağlama kuyruğundan çıkıp fiatlarını biraz dengeleseler, kendileri için çok daha iyi olur inancındayım. Bütün bu curcuna devam ederken, tüketici, daha doğrusu halkımız, ne haldedir acaba? İnşallah bol tarafından ucuz et yiyerek Gut hastalığına yakalanmamışlardır. Malum ya, sürekli olarak et, ciğer, hellim peynir tüketenler günün sonunda Gut hastaları kulübüne katılırlar. Şakayı geçelim. Bizde süregelen bu et vurgunu, bana, belgesellerde gördüğümüz, Çita ila Sırtlanın, bir geyiği paylaşma mücadelesini hatırlatır. Ölü geyiğe dişlerini geçiren bu mahluklar, avın ya tümünü ya da en büyük parçasını kazanmak için mücadele verdikleri gibi, ülkemizdeki et ve hayvancılık sektörü de, aslan payını kapmak için ayni şekilde korkunç bir mücadele vermektedirler. İşin üzücü yanı ise, gelmiş geçmiş hükümetler bu vurgun ve yağmaya müdahale edip vatandaşa uygun fiatta et sunulmasına yardımcı olacaklarına, sürekli olarak aldıkları çarpık kararlarla et fiatlarını daha da yukarı çekmektedirler. Nitekim, son yolsuzluk olaylarını müteakip, sayın Bakanın et ithalatını yasaklama kararı alması kuzu eti etiketlerini dört lira yukarıya çekmiştir. Otuz yılı aşkın zamandanberi tüm hükümetler, sürekli olarak, halkı bir kenara itip, belirli sektörler ve çıkar guruplarının leyhine kararlar almışlardır. Ülkedeki pahalılığın ve bunun sonucu olarak da halk arasındaki huzursuzluk ve mutsuzluğun ana sebebi, vatandaşın çıkarları aleyhine alınan bu kararlardır. Tarım Bakanlığının aldığı polisiye tedbirler ve uyguladığı demode olmuş kota sistemiyle bu sorunu kontrol alma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmış, hatta ıskandala dönüşmüştür. Bakanlık, et fiatlarının tüketici leyhine dengelenmesine yönelik hiçbir çaba harcamamış, bilakis, aldığı çarpık kararlarla fiatların daha da yükselmesine çanak tutmuştur. Hudut kapılarında, gümrük memurları vasıtasıyla vatandaşın elindeki birkaç kilo etin müsadere edilmesi bu sorunu çözmediği gibi, et vurguncularının ekmeğine de bal sürmektedir. Kısa zamanda, populizimden uzak, ciddi ve doğru kararlar alan ve bu kararları ciddiyetle uyugulayan Küçük Hükümetinin et konusuna da hükümet olarak eğilmesi artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Anavatan’da AKP hükümetinin halkın yanında yer alıp et fiatlarını kabul edilebilir bir seviyeye çekmesini örnek alarak, Sn Küçük’ün de tüketicinin çıkarları doğrultusunda kararlar üretmesi tüm vatandaşların beklentisidir. Son olarak, ülkedeki bu et vurgunu devam ederken, sendikaların, STÖlerin, muhalefetin ve medyanın, tüketicinin lehindeki suskunluğu kulakları tırmalamaktadır. Özer H. Raif, Mağusa. 27 Temmuz, 2010. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













