| AZ KALDI, KURTARACAĞIZ BU DEVLETİ |
|
|
| Yazar Esref Çetinel | |
| 29 July 2010, Thursday | |
|
Tüm kesimler ya eylemdedirler yahut grevde. İnsanlar dövünüyorlar. İstiyorlar ki nasıl gelmişlerse bugünlere, sonrasını da aynen yürüsünler. Oysa CTP iktidarı döneminden beridir artık öyle geldiği için böyle gitmesine imkân olmadığının davullu zurnalı çağrıları yapılmaktadır. Mesela hatırlayın: Sakıt Başbakan Soyer sonunda grevlerle eylemlerden bunaldığında belki işe yarar düşüncesinde hangi sendika kapısının önüne dayanıp eylem yapmışsa, “buyurun bir kahvemi çayımı için, konuşalım” diyerek makamına davet eder olduydu! Tabi işe yaramadıydı. Yaramaz da! Mesela Yunanistan denize düştüğü için yılana sarılacak diye beklerdiniz. Neredeyse beraberinde tüm AB’yi de sürükleyip ekonomik krize sokacaktı. Buna karşılık hükümet tasarruf tedbirleri aldı diye sendikalar Atina’yı bir baştan bir başa yakıyorlardı! YANİ: İnsanlar yaşam gailesine düştüler mi ne siyasi iktidar kadrolarının vatan millet nutuklarını dinlerler ne de her bir şeye maydanoz gibi kıyılıp konan “ulusal çıkarları” teklerler. Önce can sonra patlıcan! FAKAT HÜKÜMETLER ÖYLE DÜŞÜNMEZLER: Her ne kadar Allah tarafından gökten devleti ve milleti koruyup yaşatmak görevindeki Cebrail Aleyhselam olarak indirilmemişlerse de ne zaman böylesi ekonomik krizler söz konusu olur, kendilerini öylesi büyük ve ulvi kurtarıcılar olarak görürler! Oysa sebebi de kendileri, batıranları da! Mesela üç yılı aşkın süredir kamu görevlileri ile emeklilere yönelik maaş artışları adeta dondurulmuş fakat hayat pahalılığı sürekli artmıştır. Artı Ankara’nın da tasarruf tedbirleri önermesiyle dondurulan maaşlara karşılık sürekli dolaylı vergiler bastırılmıştır. Amma ve lakin hazine kurtulacağına batmaya devam etmiştir! ENTERESANDIR AMA: Halka diyorlar ki memleketi siz batırdınız! Üstelik Ankara’ya gidip bu halkın memleketi nasıl batırdığını da Erdoğan’a şikâyet ediyorlar! Geçen gün usanmadım sadece son dönemlere sıkışmış notlarımı tarayarak, “ucu devlete dayalı yolsuzluk ve şaibeli işlere” baktım. Hayret bir şey. KKTC’nin hâlâ ayakta durması mucize! Et davasından akaryakıt’ın zamlanmadan önce birilerinin şirketi tarafından nasıl çok büyük oranda stoklandığına, müteahitlerin ipotekli arsalara yaptıkları koçanı çıkmış evlerin satılmalarından KTHY’na, devletin resmi evraklarında tahribat yapılmasından mesela daha dün manşetlerde ayazlanan 600 milyarlık seçim rüşveti iddialarına kadar yok yok. Ne ararsanız bulunur derde devadan başka! Eee, devletin canına okuyan tüm bu illegal ve ahlâksız işler halkın marifetleri midirler? Memlekete sahip çıksınlar diye “seçilmişlerle yönetenleri” nereye koyacağız? DAHASI ALINAN TEDBİRLER DE YALAN. Sadece bugünlere yansıyanları değil. Mesela devlet olduk olalı tarımdan turizme ne teşvikler bitti ne destekler. Eğitimden sağlığa, ticaretten sanayie ne tedbirler dindi ne yenileştirmeler. Siyasi soruna yönelik vaadlerle pompalanan çözüm umutları da gırla! Bugüne kadar bir tekinin hayır yüzü gördüğünü yahut kurtulduğunu duydunuz mu? Bu nasıl bir devlettir ki olalıberi bir yanda hükümet karşısında sendikalar, bir yanda halk karşısında “battık” diyen devlet, ha bire kavga ediyorlar! Kim doğruyu söylüyor belli değil. Buna karşılık halkın devletin kurtarılması için sürekli halkın desteği ile özverisi istenmekte. Sanal değil mi? Helal olsun, ne kadar varsa desteği de özverisi de zerresine kadar devletin olsun! Bana da müsaade. Az evvel “benzinciler yeniden greve gidiyorlar, acele et arabana benzin koy” uyalarıları geldi. Hava da sıcak mı sıcak. Çare yok ama. Kurtaracağız bu devleti. Hadi eyvallah, ben benzine gidiyorum! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













